Kaygı, tehlike karşısında bedenin verdiği doğal bir tepkidir. Sınav öncesi gerginlik ya da yeni bir işe başlarken hissedilen tedirginlik bu kapsamdadır ve genellikle geçicidir.
Ayırt edici olan şiddeti değil, sürekliliği ve işlevselliğe etkisidir. Kaygı uykuyu, iş performansını ya da ilişkileri düzenli olarak etkilemeye başladığında değerlendirilmesi yararlı olur.
Bedensel belirtiler sık gözden kaçar: çarpıntı, mide şikâyetleri, kas gerginliği ve nefes darlığı kaygının fiziksel karşılıkları olabilir. Bu belirtilerle önce dahiliyeye başvurmak yaygındır ve yerinde bir adımdır — organik bir neden dışlandıktan sonra psikolojik değerlendirme gündeme gelir.
Kaçınma davranışı kaygıyı kısa vadede azaltır ama uzun vadede büyütür. Kalabalıktan, sunumdan ya da telefon görüşmesinden kaçınmak rahatlatır; her kaçınma bir sonrakini zorlaştırır.
Destek almak bir başarısızlık göstergesi değildir. Görüşmeye gelen kişilerin çoğu "başkalarının daha büyük sorunları var" diye uzun süre beklemiş oluyor.
